Dissosiyatif Bozukluklar

4/11/2009 · Kategori: HAYATA DAIR NE VARSA

Kişinin içinde birbirinden farklı kişilikler hissedip, bu kişiliklere uyan davranışlarda bulunması, bu kişiliklerin etkisi altında olduğu anlarda yaptıklarından habersiz olma halidir. Bu kişilikler bireyin kendi cinsiyetinden, yaş grubundan, sosyoekonomik ve kültürel durumundan farklı olabilir. Bu kişiliklere ait kafasının içinden gelen ve kendisini yönlendiren sesler duyabilir. Farklı kişilikler var olan "evsahibi" kişiliğe zarar verici davranışlar gösterebilir (eş ya da karşı cinsle uygunsuz ilişkiler, suça yönelik davranışlar gibi). Evsahibi kişiliği öldürüp, yerine geçmek için intihar girişimlerinde bulunabilirler. 

Genel özellikler, psikolojik nedenlerle orta çıkan bellek, bilinç, kimlik veya çevrenin algılanmasının kaybıdır. Herhangi bir beyin hasarı söz konusu değildir.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Dissosiyatif Amnezi(bellek yitimi)

4/11/2009 · Kategori: HAYATA DAIR NE VARSA

Yeni bilgileri öğrenme kapasitesi bozulmamış olmakla birlikte, genellikle stresli ve travmatik durumlarda görülen önemli bilgilerin ani kaybı söz konusudur. Bu unutma, olağan bir unutkanlıkla açıklanamaz. Hastalar, genellikle bellek kaybından haberdar ve bu konuda uyanıktırdır. En yaygın tipinde, lokal amnezi söz konusudur. Burada, kısa bir zaman dönemine ait olaylar unutulmaktadır. Hastalarda bu tür kısa süreli hafıza kaybına karşı belirli bir aldırmazlık söz konusu olabilir. Bilinçte hafif bir sislenme görülebilir. 
Dissosiyatif bozukluların en yaygın olanıdır. Felaketlerin ardından veya savaş anlarında daha sık görülür. Kadınlarda daha fazladır. Ergenlikte, erken erişkinlikte ortaya çıkar. Emosyonel travmalar hastalığa katkıda bulunur. 

Unutkanlık hali genellikle aşırı bir psikolojik yüklenme sonunda kendisini gösterir. Tecavüze maruz kalan bir genç kız, silah tehdidi ile kaçırılan bir çocuk, doğal afetlerde veya harpte pek çok ölü gören şahıs, eşi tarafından aniden terk edilen erkek veya kadın, kabullenemedikleri bu aşırı yüklenmeler sebebiyle birden bire hafıza kaybına uğrarlar. Unutkanlık, tıbbi bir müdahale gerektirmeden kendiliğinden birkaç gün sonra aniden iyileşir. Bir iz bırakmaz ve tekrarlamaz. Unutkanlık sırasında kişi şaşkın, maksatsız olarak gezinip durur. Kişi unutkanlığına karşı lakayt davranır.Bu hastalarda, bellek kaybı, elem verici psikolojik çatışmalara ikincildir. Hastalık aniden sonlanabilir; az sayıda tekrarlamalar olabilir.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Dissosiyatif Fugue

4/11/2009 · Kategori: HAYATA DAIR NE VARSA

Organik bir arızaya dayanmaksızın kişinin evini ve işyerini terk ederek yeni bir kimliğe bürünmesi halidir. Ne aile üyelerini nede iş yerindeki arkadaşlarını tanımamaktadır. Takındığı yeni kimlik, eski kimliğine kıyasla iddialı ve gösterişli bir kimliktir. Çoğu vakalarda hasta kendisine yeni bir isim ve oturacak yeni bir ev bulur. Akıl bozukluğunu gösterir işaretlere rastlanmaması, şaşkınlık ve gelişigüzel dolaşmaların görülmeyişi dissosiyatif fugue‘nin tipik karakteridir. Bu hastalık geçicidir. Psikolojik yüklenmeler sırasında ortaya çıkar. Birkaç gün, nadiren de birkaç ay sürebilir. İyileşmeden sonra, hasta fugue sırasında olanları hatırlamaz. İz bırakmaz ve tekrarlamaz. 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Dissosiyatif Güç(kaçış)

4/11/2009 · Kategori: HAYATA DAIR NE VARSA

Hasta, herzamanki evinden veya işinden uzak bir yere, ani, beklenmedik seyahatlere çıkar. Önceki kimliğini, ailesini, adını yani önceki kimliğininin önemli kısmını hatırlayamaz ya da hatırlamakta güçlük çeker. Genellikle yeni bir kimlik takınır. Ani bellek kaybıyla birlikte, amaçlı, açık zihinle, uzak mesafelere, uzun süren seyahatlere çıkma görülür. Seyahat daha çok başıboş dolaşma şeklindedir. O sırada, geçmiş yaşamıyla ilgili kısmi ya da tam bellek kaybı söz konusudur ve kişi bunun farkında değildir. Yeni kimliğiyle tamamen normal bir görünümdedir; gariplik içinde görülmez. Bazen bu yeni kimlikte şaşkınlık ve yönelim bozukluğu olabilir. 

Nadir görülen bir hastalıktır. Felaketler ardından ve savaş zamanlarında artar. Emosyonel travmalar hastalığın ortaya çıkışına katkıda bulunur. Aşırı alkol kullanımı yatkınlık geliştirebilir. Borderline, histrionik ve şizoid kişilik bozukluklarında daha sık görülür. Genellikle kısa sürer, ancak aylarca sürebilir ve çok uzak mesafelere seyahatler görülebilir. İyileşme genellikle kendiliğinden olur ve hızlıdır. Hastalığın yinelemesi nadirdir.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Aşkı Kaybedince Anlayanlar

14/10/2009 · Kategori: HAYATA DAIR NE VARSA

Aşk, bir yanıyla paraya benziyor. Elimizde olduğunda ne yapacağımız pek de belli değil. Yatırım yapanlar, har vurup harman savuranlar, harcayarak bitirenler, koklayarak harcayanlar, yani herkes kişiliğine, öğrendiklerine, göre bir tavır geliştiriyor.
Aşkı yatırım gibi görenler, genellikle sağlamcı tiplerdir. Gelecek kaygısı, güven duygusu, yalnızlık korkusu gibi pek çok sebepten ötürü aşkı yanlarında tutmak isterler. Genellikle erken yaşta evlilik yaparlar ve ne kadar mutsuz olurlarsa olsunlar, ayrılığı akıllarından geçirmezler. Bahaneleri, sebepleri hep ceplerinde durur. Yaşlanınca onlara baksın diye çocuk sahibi olup, hastalıklarında çorba pişirsin diye eşlerini idare ederler. Evlendikleri insana sevgileri çok önceden bitmiştir ancak onlar düzen bozamazlar. Her şeyi görev olarak görüp, yerine getirirler.

Har vurup harman savuranlar, aşkın sürekli karşılarına çıkacağına inananlardır. Çapkın dediğimiz bu tipler, çok eşliliği savunurlar.  Birkaç ilişkiyi bir arada yürütmeyi severler. Onlara göre her meyvenin farklı lezzeti olduğu gibi, her partnerin de başka bir yanı güzeldir. Aradıkları insanı bir türlü bulamamışlardır çünkü ne aradıkları gerçekte onlar da bilmezler. Sıkıntıya gelemezler, sorunlu ilişkiler onları boğar. Problemlerle yüzleşmek, sorumluluk almak son derece korkutucudur. “Yiyelim, içelim, gezelim, dünyaya bir kere gelinir” diye düşünürler.

Harcayarak bitirenler, psikolojik sorunları olan kişilerdir. Aşırı kıskanç, tahakküm kuran, baskıcı, sürekli hata yapan, inatçı, doğruyu sadece kendinin bildiğine inanan, birlikte olduğu kişiyi malı gibi gören, mükemmeli isteyen ama kendisinin fazlaca kusuru olan bu tipler, partnerlerinin sabrını ve sevgisini zaman içinde tüketirler.  Dışarıdan bakılınca çok güzel gibi duran bir ilişki resmi çizerler. Durum içerde öyle değildir. Seviyor mu, sevmiyor mu, değer mi veriyor, kendini mi düşünüyor bir türlü karar veremez, iki arada bir derede kalırsınız.
Koklayarak harcayanlar, yeni moda deyimle “cool” tiplerdir. Soğuk duruşları, umursamaz tavırları vardır. Ancak arada öyle bir hareket yapar, öyle bir söz söyler ki, hakkındaki tüm düşünceleriniz değişir. Ne tam olarak sahip çıkar, ne boş verir, ağzından kerpetenle sevgi sözcüklerini alırsınız. Ne ayrılır, ne tadında sever, yani ömrünüzü törpülerler.

Tüm bu tiplemelerin arasında en çok zarara uğrayanlar, aşkı kaybedince anlayanlardır. İlişkiyi sürdürmek için her yolu denersiniz, elinizden ne gelirse yaparsınız, bir türlü mutlu olamazsınız. Sonunda pes edersiniz. Kırgınlıklarınız, hayal kırıklıklarınız o kadar birikmiştir ki, sevginizi de tüketmiştir. Ayrılırsınız!

Aşkı kaybedince anlayanlar, af diler. Hatası her ne ise, anladığını, bir daha yapmayacağını, artık sizin istediğiniz gibi bir olacağını yalvararak anlatır. Kimi söylenenlere inanıp ikinci bir şans verir, kimi yüzüne kapıyı kapatır. Ancak aşkı kaybedince anlayanlar bir şeyi bilmezler: Geri dönmeye razı olsa bile dönen, artık o eski sevgili olmayacaktır….

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

AMİGURUMİ BEBEKLERİM

3/9/2009 · Kategori: AMIGURUMI BEBEKLER

                 Arkadaşlarımın kızlarına ördüğüm bebekler...





                                           
                                                              AZRA BEBEK





                       RUKİYE BEBEK

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

KOKOŞ KIZLARA

29/7/2008 · Kategori: BEBEK-KAZAK-HIRKA













































Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!

RESİM ÇERÇEVESİ

19/3/2008 · Kategori: DEKORASYON-AKSESUAR

Çerçevedeki sadece resim değil bir sürü anıdır aslında. çıkartmak istenir de kıyılamaz geçmiş günlere. objektife beraber gülerek bakılan zaman hatırlanır, acaba o gün deklanşörde asılı kalanlar bugünkü yalnız kişiye baktıklarını tahmin etmişler midir diye iç geçirilir, hüzünlenilir. bu yüzden göründüğü kadar masum değildir o çerçeve ve içindekiler. ruh sağlığı açısından bir an önce kaldırmak gerekir resmi ve resmi hatırlatacak olan eski sevgilinin hediyesi çerçeveyi...

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

DEKUPAJ KUTULAR

18/3/2008 · Kategori: DEKORASYON-AKSESUAR

 

 

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

DEKORATİF SABUNLAR

18/3/2008 · Kategori: DEKORASYON-AKSESUAR

Marketlerde satılan hazır sabunlara çıkartma,etiket yapıştırarak dekupaj yaparak hediyelik çok şık sabunlar hazırlayabilirsiniz.

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!

« Önceki ::